KÜSMEK

 

altKüsmek üzerine yazmayacağım.
Küsmek uzak olsun artık bana.
Şiirlerimde bu kelimeye,
Yer vermeyeceğim bir daha, bu son.
Yetmez mi bunca yıl,
Küsmekle haşır neşir oluşlar,
Küs durmalar eşle dostla?
 …

Devamını oku...

 

Bir evimiz bile yok

altÇok eski değil, bundan en fazla 10 yıl önce, içinde kendimizin, ruhumuzun, emeğimizin, inancımızın bulunduğu bir ev vardı .
Ama ne evdi o?... Henüz hiçbir yerinde kum ve çimentodan

Devamını oku...

 

Bir Leyla’dır İstanbul

 Bir eylül sabahı ayak basmıştım rüyalarımın şehri İstanbul’a.

“Taşrada yaşayan her insan âşıktır bu şehrin efsunkâr cemaline. Bu müstesna güzeli görmek için her fâni bir şekilde yolunu düşürür İstanbul’a ve hayat hikayesini, hususiyetle de aşk defterini süsler onun insanı bir ömür peşinde süründürecek güzellikleriyle.

İstanbul’u bir defa gören, bir daha hiç göremese de, her duyuşunda bir kez daha hatırlar, İstanbul’dan söz eden herkesle yeniden yaşar gördüklerini.

Devamını oku...

 

Yazarlık Okulu'ndan yazar çıkar mı?

 "Her Türk doğuştan şairdir." sözü son yıllarda bir türevini daha üretti: "Eline kalem alan her Türk yazardır."
Son günlerde bir gazetede yer alan habere göre; şu an yayın hayatını devam ettiren süreli yayınlarda -hâli hazırda- yazı yazan 750 yazar varmış. Bu sayıya kitap yazarları ve internet dünyası dahil değil tabii.
Sanal alem başka bir dünya. Orada hiçbir şeyin sınırı yok. O yüzden yetenekli, yeteneksiz her önüne gelen bir web sitesi açmış. Bu sitelere gönderilen yazılar da şipşak yayınlanıyor. Yazıyı kopyala, yapıştır; bir enter tamam. Yazı karşınızda. Ya gerisi? Yok tabii… Ne okuyan var, ne de üzerinde düşünen… "İnternette şu yazıyı şu kadar kişi okudu", gibi aldatmalara kesinlikle inanılmamalı. Zira tıklamak, okumak anlamına gelmiyor.

Devamını oku...

 

Telefonlar Çalar

altTelefonlar çalar ansızın,
İnsan ürperir…
Arayan kim?
Dost mu, düşman mı?
İyi haber mi?
Kara haber mi?
Gelir, gider bir an düşünce ufkunda…

Ve açılır bir tuşla ahize.
Şifre çözülür,
Muamma kaybolur karşı ses duyuldukça.      

Devamını oku...

 

Aşk-ı leylek

alt

Bir leylek çiftinin ibretâmiz ve hüzünlü bir aşk hikayesi vardı. Her okuyuşta, her dinleyişte, beni derinden yaralayan…
İlk okuduğumda, “aşkı” demiştim, “bu kadar etkileyici anlatan başka bir vâkıa olamaz.”
Bir ucunda ölüm, bir ucunda taptaze hayat…
Bir ucunda yeni bir aşk, bir ucunda katlanmak ya da kahırdan intihar…

Devamını oku...

 

Kalemin âhı

Kalemin âhı kaldı satırlarda... Birer göz yaşı oldu, âharlı kağıtlarda mürekkep damlaları.

Her kalemin kendince uzun bir varoluş hikayesi ve yine kendince bir yok oluş hikayesi vardır. Mürekkep zaten baştan başa bir serüven... Kandillerin raks eden alevlerinden kubbeye doğru kıvrım kıvrım yükselen isin (siyah duman) aylar belki de yıllar süren yolculukları neticesi oluşan birkaç damla... Ölümsüz satırların şahidi mürekkep...

Devamını oku...

 

Gel Ey Şiir Kuşum

alt

Uzun zamandır kapımı çalmıyorsun
Penceremde pervazlara konmuyorsun şiir kuşum
Ağaç dalları hiç sallanmıyor kalkışında
Arkandan toz bulutu oluşmuyor ne zamandır şiir kuşum
Neden terk ettin
Çaresiz bıraktın
Virane eyledin beni
Bir bilsem şiir kuşum bir bilsem…
Üzerimde dönüp dönüp durursun
Bazen uzaklara konarsın
Bazen yaban ellere
Bana bakıp bakıp da garip garip ötersin
Ötersin de yanıma uğramazsın şiir kuşum
 

Devamını oku...

 
Anketler
Hangi tür kitap okumaktan hoşlanıyorsunuz?
 
Kimler Sitede
Şu anda 3 konuk çevrimiçi
Ziyaretçi İstatistikleri
mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBugün25
mod_vvisit_counterDün52
mod_vvisit_counterBu hafta198
mod_vvisit_counterBu ay154
mod_vvisit_counterHepsi40401