Dostlar Kaldı Bu Şehirdedostlarım kaldı ey şehir,
rutubet kokan sokaklarında.
dostluklarımızın buğusuyla ısındı
ayaz geceler.
dostluk türküleri yankılandı,
yıldızlı geceler gök kubbede...
kaldırım taşlarını arşınladığımız
rampalarında nefes nefese kaldığımız
ve bir tutam dostluk tüttürdüğümüz şehir,
sen dostluğumun mabedi,
dostlarımın makberi ey şehir,
hem hüznümü
hem sevincimi bıraktım sana
bir gece vakti
ay ışığında gidiyorum
arkamda uzayan gölgelere aldırmadan...
Küskün Kalpneden sonra bir şiir yazabilmenin
verdiği sonsuz mutluluk,
bulutlara küskün kalbimi
ıslattı; ıslak ıslak…
bulutlar yumuşadı,
pamuk şekerleri pembeliğinde,
bir değneğin ucunda,
yumuşak yumuşak…
Eğilmeyi Bilmelisin!- Hale CANAT
Bir dağın eteklerinde gördüğüm, kır çiçekleri hatırlattı seni bana. Bu defa kır çiçeği ben, dağ ise sendin. Zindan ve Yazı
Tarih boyunca ve hâlen günümüzde de birçok yazarın sık sık muhatap olduğu bir sual vardır: “Yazılarınızı hangi vakitte, hangi mekanda, nasıl yazarsınız?” Yazarlardan bazıları bu soruyu saçma olarak nitelendirip cevap verme tenezzülünde bulunmasa da bir çoğu ciddi ciddi cevaplar vermişlerdir. |
Şiir Çıkmadı Kalemden...mevsimler geçti
son mısrayı yazalı
kovaladı günler bir birini
ne kalem kağıda değdi,
ne de ilham gönle...
zorladı kalem kendi kendine
lakin iki mısra çıkmadı
gönül coştu bazen
mısra üstüne mısra yazdı
ne şiirler zuhur etti ardı ardına
kasideler döktürdü uzun uzun
ama hepsi hayalde başladı hayalde bitti. Keklik Kanadında Gizli İlhamım şairim...ilhâmım ne gül ne de bülbül.
öten bir keklik kanadında gizli ilhâmım,
sarı yamaçlarında bozkırın.
palazlanıp uçamayan,
kanatlanıp yükselemeyen,
yavru keklik sürüsü,
şimdi muhatabım,
ağustos ufkunda
uçsuz bucaksız bozkırın.
KUMA GÖMÜLEN- Hale CANATEskiden bilmezdim mısraların acı itiraflarını, Her şey bana, beni anlatır zannederdim Oysa bir mavi uçurum varmış,karanlıklarda gizlenen Bir de manolyalar sıkılmış yumruk içinde ezilen Uzatın Elinizi KalbinizeBir sokak lambası olmak |



şairim...





