Giriş Formu

Site İçi Arama

Kimler Sitede

Şu anda 5 konuk çevrimiçi

Ziyaretçi İstatistikleri

mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBugün41
mod_vvisit_counterDün47
mod_vvisit_counterBu hafta139
mod_vvisit_counterBu ay393
mod_vvisit_counterHepsi63691

kar

           

şehre inen kar taneleri ne kadar berrâk

bacalardan çıkan duman bile pâk

bütün benliklerin, yer gök her yerin

kirlendiği zamanda bir kar kalmış ak

                             

                              21.12.2001

 

Gönlüme Kar Yağıyor...

küçük bir çam ağacı,

bembeyaz karlar altında.
öyle mutlu ki...
gülümsüyor yoldan gelip geçenlere.
dalları öbek öbek, pamuk yumuşaklığında
kimi yapraklarının ucundan bir sarkıt gibi, buz parçaları uzansa da.
o inadına, huzurlu mu huzurlu,
peri masallarını andıran ülkesinde.

Devamını oku...

 

Öğretmenliğin en çok duygusallığını sevdim ben

Öğretmenliğin en çok duygulu anlarını sevdim ben,
Ders anlatmayı, soru çözdürmeyi değil.
Ödev vermek, ödevlerini yapmayanlara uzun uzun bakmak
Beni hiç mutlu etmedi,
Hıçkırıkla kollarımın altına giren bir öğrencimin anlattıkları kadar.

Devamını oku...

 

Şarkılar Baharda Söylenmeli

Kitaplarımda bahar mevsiminin adı
koyu yazılıdır.
Hep baharla aşk
sevda ile bahar birlikte anılır.
İnce duygular yürür bedene
yoğunlaşır demler
bir bahar sabahı
çiçeklerin gölgesinde.

Devamını oku...

 

Hazır mıyız sonsuz yolculuğa

 

İnsan üzülür
İnsan efkârlanır
İnsan ağlar
Bir ölüm haberi aldığında
 

Devamını oku...

 

Anneler, analık; babalar, babalık; öğretmenler de “hocalık” yapmak istemiyorlar.

 

Her şey aslında iyi olarak doğar. Her şey insanın elinde ya daha iyi olur, ya da daha kötü.
   Bitkiler ziraatle insanlar terbiyeyle yetiştirilirler.
   Birinci ve en büyük terbiyenin annelere ait olduğu su götürmez bir gerçektir.
   Zayıf doğuyoruz, kuvvete ihtiyacımız var. Her şeyden mahrum doğuyoruz yardıma ihtiyacımız var. Zihnimiz bomboş doğuyor muhakemeye ihtiyacımız var.
   Doğuştan sahip olduğumuz ve büyüyünce muhtaç olduğumuz her şeyi bize terbiye vermiştir.
   Bu terbiye bize tabiattan, insanlardan ya da eşyalardan gelir. Bu üç terbiye uyum içinde olmalıdır.”   (Bu satırlar Jan Jak Roussa’nın Emil isimli eserinin muhtelif sayfalarından alınmıştır. Şimdi konuyu irdelemeye devam edelim.)

Devamını oku...

 

HAYATTA ŞİİR OLMAK

Şiir için “ nesir olmayan şey” derler. Düz yazıyı yürüyüşe, şiiri raksa benzetir bazı edebiyatçılarımız. Her yürüyüşün açık bir amacı vardır. Yürüyüş istenilen bir şeye yönelmiş bir hareketi ifade eder. Yürüyüşün gideceği menzil, uğrayacağı duraklar önceden belirtilmiştir. Nesir de böyledir. Bir amacı, ulaşmak istediği bir sonuç vardır.Yolunda fazla oyalanmaz. Direk gideceği sonuca ulaşmaya çalışır.

Devamını oku...

 

Hürmet

ibreti alem için bak, ne olur, şu çeşmeye
ecdada hürmetten kıyamıyor insan su içmeye
sanki akan su değil, mübarek zemzemdir
o peygamber şerbetini içmek için icaptır besmeleye

Adem Keven