Giriş Formu

Site İçi Arama

Kimler Sitede

Şu anda 5 konuk çevrimiçi

Ziyaretçi İstatistikleri

mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBugün3
mod_vvisit_counterDün36
mod_vvisit_counterBu hafta3
mod_vvisit_counterBu ay825
mod_vvisit_counterHepsi69119

Bir Yol Hikayesi

 

ZAMAN

 

 

kar

           

şehre inen kar taneleri ne kadar berrâk

bacalardan çıkan duman bile pâk

bütün benliklerin, yer gök her yerin

kirlendiği zamanda bir kar kalmış ak

                             

                              21.12.2001

 

Gönlüme Kar Yağıyor...

küçük bir çam ağacı,

bembeyaz karlar altında.
öyle mutlu ki...
gülümsüyor yoldan gelip geçenlere.
dalları öbek öbek, pamuk yumuşaklığında
kimi yapraklarının ucundan bir sarkıt gibi, buz parçaları uzansa da.
o inadına, huzurlu mu huzurlu,
peri masallarını andıran ülkesinde.

Devamını oku...

 

Gözlerim İstanbul

 

 

DOSTLAR KALDI BU ŞEHİRDE

video

 

 

Hazır mıyız sonsuz yolculuğa

 

İnsan üzülür
İnsan efkârlanır
İnsan ağlar
Bir ölüm haberi aldığında
 

Devamını oku...

 

Anneler, analık; babalar, babalık; öğretmenler de “hocalık” yapmak istemiyorlar.

 

Her şey aslında iyi olarak doğar. Her şey insanın elinde ya daha iyi olur, ya da daha kötü.
   Bitkiler ziraatle insanlar terbiyeyle yetiştirilirler.
   Birinci ve en büyük terbiyenin annelere ait olduğu su götürmez bir gerçektir.
   Zayıf doğuyoruz, kuvvete ihtiyacımız var. Her şeyden mahrum doğuyoruz yardıma ihtiyacımız var. Zihnimiz bomboş doğuyor muhakemeye ihtiyacımız var.
   Doğuştan sahip olduğumuz ve büyüyünce muhtaç olduğumuz her şeyi bize terbiye vermiştir.
   Bu terbiye bize tabiattan, insanlardan ya da eşyalardan gelir. Bu üç terbiye uyum içinde olmalıdır.”   (Bu satırlar Jan Jak Roussa’nın Emil isimli eserinin muhtelif sayfalarından alınmıştır. Şimdi konuyu irdelemeye devam edelim.)

Devamını oku...